Bir noktadan sonra birçok gelinin aklından aynı soru geçiyor:
“Bu düğün kimin düğünü?”
Başta küçük gibi başlayan cümleler oluyor:
“Bizim zamanımızda böyleydi”
“Akrabalar bunu bekler”
“Millet ne der?”
Ve fark etmeden…
gelinin hayalleri masanın kenarına itiliyor.
Anne üzülmesin diye susuluyor.
“Bir kere evleniyorum” demek yerine
“tamam anne” deniliyor.
➡️ Sonra gelin şunu fark ediyor:
Kendi düğününde misafir gibi hissetmeye başlamış.
“Nişan böyle olmalı”
“Bizim akraba kalabalık”
“Bu gelinlik fazla sade”
➡️ Gelin çoğu zaman şunu yapıyor:
Tartışmamak için geri çekiliyor.
Ama geri çekilen her adımda düğün biraz daha uzaklaşıyor.
En büyük yanılgı şu:
“Herkes mutlu olursa ben de mutlu olurum.”
Ama gerçek şu:
Herkes mutlu olmaya çalışırken gelin yalnızlaşıyor.
Çünkü gelin olmak demek:
kibar olmak, anlayışlı olmak, idare etmek sanılıyor.
➡️ Oysa sınır koymayan gelin,
duygusal olarak tükeniyor.
Bazen bir gelinlik provasından sonra
bazen masa düzeni yüzünden
bazen de saç modeli tartışmasında…
➡️ O an gelin ağlıyor ve diyor ki:
“Bu benim düğünüm değil artık.”
Aileler düşman değil.
Ama roller netleşmezse herkes sınırı aşıyor.
🔹 Bu düğün bir aile töreni değil
🔹 Bu düğün iki kişinin hayat başlangıcı
Ve gelinin fikri, süs değil temel olmalı.
Aileler düğününe ne kadar karıştı?
Sence sınır nerede çizilmeli?
Yaz, çünkü bunu konuşmazsak
aynı döngü tekrar ediyor 💛
Ah… tam kalbimden vurdu 💛
Okurken başımı salladım sürekli…
Çünkü yaşanıyor.
Hem de fazlasıyla 😔
Başta “tamam” diyorsun.
Anne üzülmesin diye.
Kırılmasınlar diye.
Sonra bir bakıyorsun…
Düğün var ama sen yoksun 😶
En zor kısmı ne biliyor musun?
Kötü niyet yok.
Ama sınır da yok.
Herkesi mutlu etmeye çalışırken…
Kendini siliyorsun.
Sessiz sessiz.
Bence sınır çok net:
Dinlenirler ✔️
Ama karar… gelinde 👰♀️🤍
Çünkü bu gün…
Bir kere.
Ve geri gelmiyor.
Konuşulmalı.
Baştan.
Nazik ama net 💬
Yoksa sonra…
Gelinlik provasından çıkıp
Ağlayan gelinler oluyor 😢
Yazmak iyi ki var.
Konuşmak şart.
Yalnız değiliz 💛✨
Hesabınıza giriş yapıp yorum yazabilirsiniz